Ergenlik Depresyonlarının Psikodinamiği: Oluş Mekanizmaları

Gerek ergenlerde ve gerek yetişkinlerde görülen depresyonların temel oluş nedenlerinden en önemlisi 'kayıplar'dır. Bu kayıplar bir sevilenin ölümü, bir arkadaşlığın veya ilişkinin kaybı, arzu edilen veya amaçlanan bir şeyin olmaması, arzu edilmeyen bir sorumluluğun yüklenmesi, kişinin kendisine duyduğu saygının kaybı, bir kaza sonucu bir organın kaybedilmesi, bedenin çirkinleşmesine sebep bir kaza veya hastalık halleri, kişinin bedensel bütünlük duygusunu bozacak 'beden imajını olumsuz etkileyecek haller' olabilir. 

Ergen depresyonun oluş nedenleri arasında kız veya erkek arkadaş tarafından reddedilme, terkedilme, oyun, eğlence veya gruplara alınmama gibi sebepler de olabilir. 

Beğenilmemek, kimse tarafından sevilmediğine, istenmediğine aranılmadığına inanmak da ergeni kolaylıkla depresyona itebilir. Bütün bu sayılanlar 'reaktif' sebebe yönelik bir depresyona yol açmasına rağmen belirtilerin şiddetli olduğu hallerde bu depresyon sanki 'endojen' bir depresyonmuş görünümü verebilir.

Ergen depresyonu danışanı obje kayıplarına karşı ileri derecede hassas hale getirir. Bu hassasiyet ve duyarlılık danışanda yapılması gereken gelişme görevlerini de olumsuz etkiler. Ergenin bu dönemde yapması gereken primer sevgi objelerini ve otorite figürlerini değiştirme görevlerinde aksamalar olur. 

Anne baba çocuklarda primer-birincil sevgi objeleri olarak kabul edilir ve çocuğun doğduğu andan itibaren sevgisini bu kişilere yönelttiği bilinir. Ergin yaşa gelen çocuklarda bu primer sevgi objeleri değişir ve sevgi objeleri aramaya başlar. Bunun amacı, ilerde kuracağı yuvaya eşlik edecek kimseye sevgisini yöneltebilmektir. Anne baba yerini öğretmene, kitap veya film kahramanlarına, çeşitli dallarda başarı kazanmış kişilere bırakır.

Bu devrede, çocuğun zaman zaman anne babasına karşı çıkması ve onların otoritesini çiğner bir tutum alması tabiidir. 

Klinik Psikolog

Elif Çelebi